🇹🇷 Güzel şehir, Gaziantep

2025

Türkiye’nin doğusu, güneydoğusu her gittiğimde güzelliğiyle beni kendine tekrar tekrar hayran bırakan şehirleriyle şaşırtıyor. İnsanının güzelliği, şehirlerine yansımış. Birçok alt ve üst yapıya yeni yeni sahip olan bu şehirler aslında en son teknolojiyle tanışarak kuruluyor ve belkide büyükşehirlerin yenilenemeyen yapıları için güzel örnekler teşkil ediyor. Gastronomisiyle meşhur, medeniyetlere ev sahipliği yapmış değerli bir bölgenin parçası olan Gaziantep de bana aynı şekilde hissettirdi. Yeni kaymak gibi yollarına eşlik eden Gaziray raylı sistemi, şehrin genişleyen kısımlarında yapılan düzenli kentleşme, bu şehrin akılla yürütülüp tasarlandığını hissettiriyor.

Gaziantep, gastronomi, ayrılmaz ikili. Bence birçok Gaziantep gezisinin başladığı nokta İmam Çağdaş oluyordur, bu geleneği devam ettirmek üzere Adana havalimanına uçak tekeri değdikten hemen sonra ilk durağım oluyor. Enerjiyi yeniledikten sonra keyifli bir çarşı gezisi ile turladım Gaziantep’i.

Gittiğim gezilerde Cuma namazına denk getirmeyi, Cuma namazı için o yörenin yeni veya değerli camiilerini bulmayı; hem yurtdışı hem yurtiçi gezilerinde çok severim. Bu gezimde de Gaziantep’in genişleyen ve yeni kurulan kısmında İstanbul Çamlıca Camii’ni andıran o güzel eseri farkedince, namaz için hemen orayı tercih ettim; Şahinbey Millet Camiisi. Heybetli ve ihtişamlı yapısı, kaba da durmayan mimarisi dışarıdan bir harika iken, içine görünce gerçek ihtişamı farketmek ve mimarın o ince dokunuşunu görmek beni mest etti. Camiide, kubbeden sarkan dev bir avize olmaması ne kadar güzel bir detaymış. Her camiide gözümüzün alıştığı için belki de görmediğimiz bu detay; bu güzel camiinin iç güzelliğini daha rahat görmeyi, kubbesindeki o güzel işleri, yapılan aydınlatma oyunlarıyla hem ferah hem de göz yormayan o güzel ibadet alanını olduğundan daha da ferah ve geniş göstermeyi sağlamış. Namaz çıkışı bu şehri güzelleştiren mimarlardan birisi olan Sn. Fatma Şahin ile karşılaşmak tatlı bir sürpriz oldu.

millet-camii

Ülkemizin en değerli mozaik eserlerinin yer aldığı Zeugma müzesini ziyaretimin ardından, Gaziantep’in Şanlıurfa ile sınırı olan Fırat Nehrine, Rum Kale’yi görmek Halfeti’yi görmek için Rum Kale cam terasına geçtim. Terasta iken nehir üzerinde arabalı vapur gibi görev yapan bir tekne gördüm ve Halfeti tarafına doğru geçtiğini gördüm. Bir iki araç kapasiteli, farklı bir deneyim olacaktı. Atladım arabaya ve Halfeti’ye doğru geçtim karşıya. Seyir terasın arkasındaki bir köy yolundan nehir kenarına gelip arabalı tekne ile Halfeti Batık Camii’nin dibine geçtim. Çay bahçesinde biraz takıldıktan sonra yine araçla Şanlıurfa içinden dolanıp Halfeti’nin merkezine geçip bir de yayan olarak tekneyle gördüm batık camiiyi, Fırat Nehrinden süzüle süzüle. İlginç bir arabalı feribot deneyimi oldu, Batık Camii’nin hemen dibinde arabayı parkedip bir bardak kahve içmek tatlı bir deneyim.

arabali-vapur

Künefe Han’da künefe keyfinin ardından bitirdim Gaziantep rotamı, komşusu Adana’ya doğru yol aldım.

Gaziantep her zaman gastronomisiyle duyduğumuz, kendisini çok güzel markalaştırmış bir şehir. Evet çok önemli eserler, tarihi değerlerin ve kültürel mirasın olduğu bir şehir ama tek başına onca yol gidilip sadece orası için vakit ayrılabilecek bir şehir mi, çok büyük bir soru işareti olurdu. Fakat gidildiğinde güzelliğiyle, gezinin her anını keyifle geçirten çok güzel bir değer. Adana’nın yeni uluslararası havalimanında konforlu bir şekilde o güzel yollardan ulaşmak ve o şehri keşfetmek, o yörenin güzel tatlarını deneyimlemek çok kıymetli.

Kısa Kısa

  • Bu şehre aç gitmek gerekiyor, hem tatlısı hem yemeği ile güzelce gezilmeli
  • Büyükşehir belediyesinin çok farklı formatlarda güzel ve büyük müzeleri var bence hepsi çok değerli ve ziyaret edilmesi gereken noktalar.
  • Gaziantep arabayla rahatlıkla gezilebilen bir bölge, toplu taşıma konusunda da Gaziray gibi güzel projelerle araçsız gezilme imkanı da artıyor.