🇹🇷 Eskilerden notlar, Trabzon

2025

Büyüklerimiz, iyisiyle kötüsüyle bizlere anlattıkça biliriz toprağımızı, köyümüzü, oralara gidip temas etmek isteriz havasını solumak isteriz. Trabzon da benim için böyle oldu, çok önceleri gitmiştim yaylamıza, ne telefon ne televizyon çeken dingin o güzel yeşil yörelere. Tabii o zamanlar bu dinginliğin değerini anlamak pek mümkün değildi fakat bu sefer en ihtiyacım olan zamanda gittim o dingin yörelere.

Aslında Trabzon demek biraz yanlış oluyor, düzeltmeyi yapalım, Of’a gittim 😊 Of merkezden 40 dakika mesafede olan yaylamıza düştü yolum, ata toprağına o güzel yeşil yörelere çıktım, 2200 metre rakıma. Gelişen teknoloji ile eskiden telefon çekmeyen buralarda artık 4.5G internet ile kuş ve sus sesleri eşliğinde çalışmalarımı yapabildim ve gece çöken sis ve soğuktan dolayı sobada yanan odunun çıtır çıtır sesleri eşliğinde.

Yayla yayla, köy köy, büyüklerimi de gezdirirken dinledim o toprakların tarihini, imkansızlıkları ve yoklukları. Anladım neden pek anlatmak istemediklerini ama ona rağmen dinledikçe bağlandım o yörelere, benim için bir anlamı olmaya başladı o sessiz yeşilliğin. En güzeli de o dağlarda, aralarında dedemin de bulunduğu, nice hafızlar ve güzel gençler yetiştirmiş Çalekli Hacı Dursun hoca efendiyi, ders işledikleri yeşillikleri tanıma fırsatım oldu, kabrini ziyaret etmek ve selam götürmek nasip oldu.

Hazır buralara kadar gelmişken uçağıma kadar olan vakitte, İstanbul’dan sonra fethi nasip olmuş Fatih Sultan Mehmed’in gözdesi Trabzon’u keşfetmek istedim. Bu güzel karadeniz kentinin merkezinde, keşfedilecek şeyler kısıtlı, tek bir gün gayet yeterli. Bu yöreler yazın yayla yayla gezerken, sıcaktan serinlemek ve doğanın en güzel köşelerine hakim olmak için değerlendirilmeli.

Kısa Kısa

  • Yayla yollarının çoğu hala toprak ve derin çukurlar olabilir, aracınız yerden yüksek olması iyi olur
  • Yaylalarda yazın da yoğun sis ve çiğ yaşanabilir ve Temmuz ayında bile gece vakitlerinde dışarıda durulamayacak soğuklar olabilir
  • Yaylalar hariç, karadeniz turunda Trabzon merkezi için bir gün gayet yeterli, Sümela Manastırı ise hem yoğunluğu hem uzaklığı sebebiyle ekstra bir gün gerektirebilir