🇧🇬 İlklerin rotası, Bulgaristan

2025

Hem elektrikli hem de Togg ile ilk uzun yolculuğumu yapmak isteğiyle, hem de yurtdışına araba ile çıkmayı deneyimlemek için koyuldum bu rotaya. Gittiğim yerler belki mevsimine uygun olmasa da bu süreci deneyimlemek, aynı zamanda bu toprakları da keşfetmek, oraların insanlarını görmek üzere çıktım yola.

Komşumuz Bulgaristan’a, uzak bir kuşaktan da olsa ata toprağına doğru Kırklareli üzerinden Dereköy sınır kapısına geçtim. Kafamdaki rota, bu kapı üzerinden Burgaz ve Varna’ya ulaşmak, daha sonra Filibe ve Sofya ile Bulgaristan’ı tamamlayıp, Selanik’e geçmek ve oradan tekrar İstanbul’a dönerek tam bir daireyi tamamlamak.

İlk yurtdışı arabalı yolculuk ve elektrikli bir araçla ilk uzun yolculuğun heyecanıyla koyuldum yola. Elektrikli ile ilk uzun yol deneyimini yurtdışına yapmak biraz ilginç bir karar oldu ama sonunda hem aracıma hem de bu altyapıya olan güvenim arttı. Benim için ilklerin rotası oldu Bulgaristan.

Elektrikli araçla yolculuğun en önemli püf noktası, planlama. Çok detaylı şarj yerlerinin belirlendiği bir planlamadan bahsetmiyorum, ilk defa elektrikli uzun yol yapacağım ne kadar gideceğimi ben de bilmiyorum ama haritalardan şarj ağlarına bakmak, yaygın ve güvenilir firmaların uygulamalarını hazırlamak, üyelik ve kart bilgilerini girmek, gerekirse kampanyalara bakmak ve kayıt olmak bu hazırlığın en önemli adımlarından aslında. Yol boyunca Togg’un kendi ekranındaki Gez uygulamasını kullanmak istedim, bu sebeple çevrimdışı haritaları indirdim fakat Gez, çevrimdışı olmasına rağmen haritayı kullandırmadı, telefon internetini de araca paylaşmak istemediğim için, ABRP ile yolculuğumu planladım genel anlamda.

Dereköy sınır kapısına gün daha ağırmadan vardım, filmlerdeki gibi sisler arasında polisler ile birbirimizi zor gördüğümüz bir halde geçtim sınır kapısından. O yoğun sis Burgaz merkezine ulaşana kadar devam etti, dağlık virajlı ve görüşün az olduğu yoğun sisli yolda vardım Burgaz merkezine. Türkiye konsolosluğu önünden geçerken, insanların Togg’u görünce şaşırması ve el sallaması ile şehre keyifli bir giriş oldu. Tatlı bir Karadeniz kıyı kenti olan Burgaz merkezinde kısa bir tur attım, şehir bomboş, her yer kapalı, hava ise soğuk… Bulgaristan’a noel zamanı, onların tatil ve ibadet günlerinde gelmiş olduğum için birçok yerin kapalı olacağını biliyordum ama kentlerin bu kadar hayalet kente dönüşeceğini tahmin etmemiştim.

Burgaz’da konaklamadan Varna’ya doğru yola koyuldum ve akşam konaklamak üzere büyük bir Karadeniz kenti olan Varna’ya varmış oldum. Kent merkezleri hayalet şehir olmasına rağmen, süpermarketler hınca hınç dolu ve insanlar tatil telaşıyla anlam veremediğim boyutlarda alışverişler yapıyor, adeta stok yapıyorlardı. Türkiye’de bayram olunca her taraf şenlenir hareketlenir, dükkanlar, marketler, AVM’ler insanlarla dolar herkes bir yerden bir yere hareket halinde olurken, Bulgaristan’da noel bayramları, kilise, market ve ev üçlüsünde geçiyor belli ki.

Varna’da keyifli bir turun ardından, Filibe’ye doğru yola koyuldum. Filibe’ye vardığımda, uzak kuşaklardan atalarımın toprağına ilk adım attığımda, evimde hissettim adeta. Şehrin merkezinde tatlı bir camiisi, camiinin etrafında soğuk havaya rağmen tatlı ve bereketli bir hareketlilik ile bu tatlı Osmanlı kentini gezdim, evlerin cumbaları altında, dar Osmanlı sokaklarından bu şehri keşfetmek çok güzeldi. Filibe, Türkiye’den hızlıca otoban üzerinden rahatlıkla gelinebilecek bir kent, Müslüman nüfusun olduğu bir bölge. Filibe’de konaklamadan, başkent Sofya’ya doğru yola koyuldum.

Filibe’den oldukça yakın olan Sofya’ya vardığımda, adeta bir Rus şehrine geldiğimi hissettim. Devasa geniş ve düzenli caddeleri süsleyen ihtişamlı devasa mimari eserler arasında oldukça güzel bir kent. Sofya’da, o geniş caddelerin ıssızlığı arasında keyifli bir turun ardından Yunanistan’a doğru koyuldum yola.

Noel tatilleri gereği insanların tamamen sokaklardan çekilip, marketlere ve evlere yığılmasını bir yana bırakırsak, Bulgaristan hem çok yakın hem de çok uzak hissetirdi. Bir ay içerisinde tamamen kendi para birimi Leva’yı bırakıp Euro para birimine entegre olacak bu “Avrupa” ülkesinde çok da Avrupa şartları yoktu aslında. Otobanları, normal yolları, kapasiteleri az da olsa hep asfalt zemin üzere düzgün yollardı. Şarj ağı ve altyapısı oldukça gelişkin bu ülkede belli ki gelir düzeyi açısından çok büyük uçurumlar var. Alışveriş yapan insanların, sepetleri ağırlıklı olarak domuz eti ve alkol ürünleriyle dolup taşıyordu. Sofya’ya vardığımda, daha Filibe tarzı, Osmanlı’dan eserler kalmış olacak bir kent beklerken tamamen yıkılmış ve yeniden inşa edilmiş bir kent buldum. Halbuki, Balkan toprakları Osmanlı için bu kadar önemliyken bu topraklar bizden çok sert ve kanlı bir şekilde kopmuş ve bu hırs ile önlerine gelen her şeyi yıkmışlar belli ki… Bulgaristan tarihi açısından da ilginç bir ülke, hep kaybeden ata oynamış sanki. Osmanlı’ya karşı ilk ayaklanmaların başladığı nokta, kendi elleriyle yıkımı getirmişler, en olmadık anda Sovyetlerin yanında yer almış ve Sovyetler dağılırken en büyük etkiyi görmüş, Avrupa’nın içinde Avrupa’dan dışlanmış, şimdilerde ise etkisinin ne kadar güçlü olacağı çok da ön görülemeyen Avrupa’ya dahil olmuş durumda… Fakat sovyet etkisi ülkede genel anlamda hala çok baskın ve etkin, ülkenin genel kültürü bu yapıda ilerliyor.

İlklerle dolu bir yolculuk oldu, arabayla ilk yurtdışı yolculuğum, ilk elektrikli uzun yol tecrübem, Togg ile ilk uzun yolum, Bulgaristan’ı ilk defa keşfetmem derken, çok güzel ilkler ve anılarla dolu keyifli bir yolculuk oldu. Komşu da olsan, tarihin uzun yıllarını beraber paylaşmış olsan da, bu kadar farklı ve ayrı yaşamlara sahip olunabileceğini, zamanın çok acımasız ve hızlı bir şekilde önceden çok iyi bildiğin o insanı ve toprağı, değiştirebileceğini ve insanları birbirlerinden farklılaştıracağını gösteren bir yolculuk oldu benim için.

Kısa Kısa

  • Şehir içinde otopark ücreti yerine, AC şarj noktalarını tercih edin
  • Şarj altyapısı oldukça iyi fakat şarj aletleri saçma viran yerlerde oluyor, Vestel’in Electrip firması genelde benzinliklerde
  • Benzinliklerde ihtiyaç molası için benzinlik marketinden alışveriş yapılması gerekiyor
  • Merkezi noktalarda otel ve otopark ücretleri yüksek
  • Burgaz ve Varna tatil rotası olarak bilinir, neticede hırçın Karadenizin suyu ile karşılacaksınız
  • Sınır kapısından sonra yol üstünde mutlaka TR plakalı araçlara bir çevirme daha yapılıyor
  • Sınır polisleri ve halkın bir kısmı çok güzel Türkçe konuşuyor