Zaman, soyut bir kavram, fani dünyanın bir parçası ve bu soyutluğu daha yaşanabilir kılmak adına saat, gün, ay ve yıl gibi kavramlar üretmişiz. Kimi günleri hafta sonu belirleyip tatil yapmış ve bu sisteme o kadar alışmışız ki “Pazartesi sendromu” gibi bir kavram bile üretmişiz. Halbuki, doğada Pazartesi yok, hafta sonu tatili yok, ay sonu veya yıl başı gibi kavramların hiçbir karşılığı yok. Zaman kendi akışında olması gerektiği gibi akarken, tüm mahlukat bu akışta yapması gerekenleri yapmak peşinde. Bundan 200 yıl önce bu topraklarda günler, aylar ve seneler çok farklı kavramlardaydı, zaman o kadar soyut ki tanımlamasını bile çeşitli takvimlerle yapmış insanoğlu bunca zamandır.
Günümüzde bu topraklarda zamana miladi takvim penceresinden bakıyoruz ve miladi takvimin bir yılı daha devrildi. Şahsen pek önem vermediğim bir geçiş fakat her gece günün muhakemesini yapmayı, her ay hedeflerime göre hangi noktada olduğumu görebilmek adına geriye dönüp bakmayı önemli bulurum. Yine benzer şekilde takvimin son yaprağı da ömürden eksilen koca bir yılın muhakemesini yapmak için en güzel anlardan birisi.
İnsanoğlu bu muhakemeleri yaparken neleri eksik yaptığını, nasıl daha iyi olabileceğini anlamaya odaklanır genelde, bardağın boş tarafını doldurma telaşındayken dolu tarafı için şükretmeyi atlar. Meziyet ikisine de aynı anda bakabilmekte sanırım, ömrümün geri kalanında da bardağın tamamını görmeyi nasip etsin Rabbim.
Geriye dönüp bakmak, iyisiyle kötüsüyle tüm anıları anımsayıp muhakeme edebilmek, güzel de bir zihin egzersizi aslında. Geçmişe takılı kalmadan, geçmişi özümsemek, çözmek ve yola devam edebilmek aslında. Yarını anlamak çok zor, birçok plan, hayaller hedefler yaşanılanlarla değişiyor şekilleniyor, ama şunu bilmek ve inanmak hayatı en güzel haliyle yaşanabilir kılıyor;
Hayır da şer de Allah’tandır!
An gelir şer gördüğümüz, bize zorluk gelenler, daha sonraları bize nice güzel hayır kapılarını açmıştır, yaşadığımız sıkıntılar zorluklar daha sonraları şükür sebebi olmuştur. Bunu her geçen gün daha çok hissediyor ve daha çok şükrediyorum. Hayaller, hedefler, planlar ve bunlar üzere atılan adımlar, tek bir anda hepsi yerle yeksan olabiliyor, o an zor gelse de sonraları şükür sebebi oluyor.
2025 takviminin son yaprağını da kopardım, her anı bana hem kültürel hem zihinsel anlamda sonsuz şeyler katan nice keşifler, yeni deneyimler, bir zamanlar içimden geçirdiğim şimdi kavuşmamın nasip olduğu nice anlar ile koskoca bir yıl. İyileştiğim, geliştiğim, daha iyiye ve güzele yol alıp yaklaştığım, sayamayacağım kadar çok şükür sebebiyle dolu bir yıl, hamdolsun. Allah’ın izniyle daha güzel gelişmelerin nasip olacağı yeni bir senenin yeni bir takvimini yerleştirdim masama.
Hayat, adım attıkça ilerleyebiliyor, kimi zaman istediğinize doğru; kimi zaman da istediğinizden uzağa doğru… Her halükarda adım attıkça gelişiyor ve büyüyor insan! Her sıkıntının ardı bir ferahlık, Allah hep yanımızda, iyi ki!