İstanbul’dan en uzak olduğum noktadayım ilk defa, uçak tekeri yere değdi ve telefondan haritayı açtığım anda farkedip şok olmuştum ilk anda. Avrupa’daki herhangi bir şehirden daha uzak noktadayım İstanbul’uma 😊
Doğu yöresi her zaman merak ettiğim, keşfet istediğim bir yöreydi. Uzun yıllar kötü haberleriyle anılan bu bölgeler artık kolluk kuvvetlerimiz, güçlenen savunma sanayiimiz ve İHAlarımız ve en önemlisi dirayetli yöneticilerimiz ile her bir köşesi daha güvenli artık. Tur kapsamında katıldığım Mardin gezisinde, güneşin doğuşunu uçakta karşılıyorum ve günün ilk ışıklarıyla Mardin topraklarına ayak basıyorum. Güne keyifli bir kahvaltı ile başlıyoruz ve Mardin’in dar sokaklarına doğru dalıyoruz tur olarak.
Bu yörelerin o güzel sarı renkli taşları gibi insanı da çok güzel ve kibar. Kendimi yabancı bir yörede gibi hissettim. İstanbul esnafının müşteri beğenmez kaba hallerinden sonra, Mardin esnafının naif ve kibarlığı ile karşılaşınca, Türkiye’de olamam dedim kendi kendime. Dar Mardin sokaklarında keyifli bir turun ardından akşam otelime geçtim.
Şehirlerin gündüzleri kadar geceleri de güzeldir ve bende merak uyandırır. Mardin Ulu Camii manzaralı bir terasta çay yudumlamaya geçtim. Manzaramın devamı Suriye toprakları, hemen dibimiz. Çayı yudumlarken garsonun, “Bu kaçak çaydır sakinleştirir, Karadeniz çayı gibi gerginleştirmez” cümlesine tebessüm ederken; beni buraya getiren taksici esnafının naifliği ve onunla yaptığımız tatlı sohbeti anımsadım. İstanbul’da kaybettiğimiz o naiflik ve kibarlığı, bu uzak ama güzel yörede buldum.